Mim
Fak Diz Layf! [mim]
Deli Profesörden çok ilginç bir mim gelmiş. Birkaç soru sorulmuş ve cevapları tarafımdan cevaplanmak zorunda yoksa iyi küfür yiyeceğim.
Uzatmadan sorulara geçiyorum efenim.
1.Dünyada her gün nefret ettiğin,içinden sövdüğün şeyler nedir?
Öncelikle okula gitmek için her sabah erken uyanmaktan nefret ederim. Yatakta kendimle cebelleşirim.
Fenerbahçelilerin çoğundan da nefret ederim. Özellikle Fenerbahçenin kazandığı maçlardan sonra nefret ederim ayrıca hem Fenerbahçeye hemde kazanılan galibiyetle bana hava atmaya kalkıp, Galatasarayı yermeye çalışan, hiç bir hata yapmadıklarını iddia eden Fenerbahçelilere sadece içimden değil dışımdan da söverim.
“Tikky” olarak tanımlanan insanlardan nefret ederim.
2.Bu blog dünyasında sevmediğin,hakkında kötü şeyler düşündüğün insanlar var mıdır?
Evet var. Fakat bu hoşlanmamazlık yazı yazamamasıyla alakalı falan değil. Şayet bende düzgün yazı yazabilen bir ademoğlu değilim. Blogcular arasında 3-5 birşey yazıp SEO taktikleriyle para kazanmaya çalışan bazı insanlar var. Onlara gıcık oluyorum. Onları kendilerine idol olarak görenlerede “Geri zekalının bayrak taşıyanı.” demek geldi içimden.
3.Çok küfür eder misin?Yeri geldiğinde “Fak Diz Layf!” diyebilir misin?
Küfür ederim. Ama yerine göre. Yani beni 2 farklı ortamda gören bir insan beni benim ikizim sanabilir. Yeri gelince 3 kelimeden 1′i küfür olarak çıkar ağzımdan, özellikle arkadaşlarımın arasında. Fakat ortamda yaşı 30′u geçmiş herhangi bir ademoğlu varsa hiç küfretmem. Fakat küfürü çok severim. Çok rahatlatıcı birşeydir. Yani sinirlenince küfür dışında hiçbir sözcük grubu küfürün yerini tutamaz kanımca.
4.Küfürlü bir blog gördüğünde ne yaparsın?
Küfür neredeyse herkesçe kullanılan birşey. Küfür eden birşeyden anlamaz, cahildir, bilgizdir diye birşey de yok. Küfürlüde olsa işime yarayacak yada beni eğlendirebilcek bir blogsa takip ederim. Değilse, sadece ana-avrat dümdüz gidiyorsa işim olmaz çekerim siqtiri.
5.Bu soruları nasıl buldun?
Orijinal.
Neden blog yazıyorum? [mim]
Sheker mimlemiş beni. Soru basit “Neden blog yazıyorum?”
Yazıyorum çünkü benim blogum var diyebiliyorum, birine sinirlenince buraya yazıp sinirimi azaltıyorum(sinirlendiğimi yazmıyorum tabi ki daha ziyade sinirlediğim kişiye giydirme faslı oluyor
), insanların gelip yorum yapmaları hoşuma gidiyor.
Genel olarak seviyorum ben bloglamayı o yüzden yazıyorum.
Mimi paslamayacağım. Açık bırakıcam. Futbol dilinde anlatmak gerekirse defanstan şişirdim topu kime gelirse artık.
Bu arada Shekerin sineğine de gıcık oldum ekranı parçalayasım geliyor.
Pis takarım
Sheker beni mimlemiş. Allah tuttuğunu altın etsin
Bu arada tuttuğunun altın olması çok kötü birşey ya. İnsan aç kalır yada yemeği başkaları yedirecek sana çünkü sen tutarsan altın olur yiyemezsin
Mevzuya dönelim; mim konusu kişisel takıntılarmış. Toplumsal takıntı olur mu demeyin olur. Mesela ülkemizde Popstar takıntısı var. Olmayınca bazıları kuduruyor gerçi olunca kuduranlarda var
Benim en büyük takıntım kuşkusuz Pislick. Yeni bir t-shirt çıksın hemen giderim mağazaya üstümde güzel durursa alırım.
Bir büyük takıntım daha var o da ÖLÜM. Kararlıyım bir gün ölecem
Tabi ölücem,herkes ölecek ama ben erken gitmek istiyorum.
Son takıntım ise halısaha ayakkabısı. 10 yaşından itibaren hiç halısaha ayakkabısız kalmamışımdır heralde küçüldükçe aldım yenisini. Allah kötü gün göstermez inşallah.
Gelelim paslamaya; stickman ve Tunaya paslıyorum.Tuna allah aşkına yaz şu yazıyı yahu. Ölümü gör,ölümü öp,ölümü ye,ölümü yala,ölümü…Iyyyk miğdem bulandı.
Açık büfe mim
Açık büfe bir mim dolaşıyormuş. Hoşma gitti bende kendi kendimi mimledim.
Yemek olsam ne yemeği olurdum?
Haşlanmış brokoli olurdum. Böylece beni yiyen insan az olurdu ve bende insanların ağzından girip malum tarafından çıkmazdım. Gerçi haşlanmışım o da yeterince kötü fakat iyi böyle
Müzik aleti olsam ne olurdum?
Kesinlikte turntable olurdum. Çünkü o djlerin scracht sırasında çıkardığı vıcıvıcı sesine hastayım. Normal hayatımda da beatbox yapamadığıma göre turntable’ım ben.
Araba olsam ne olurdum?
Araba olsam anadol olurdum. Türkiyede unutulmayacak tek arabadır. Herkes anadolu bilir. Yani hiç unutulmazdım.
Aylardan hangisi olurdum?
Haziran olurdum. Çünkü haziran ayında öğrenciler tatile girerler. Onları mutlu edecek ay ben olurdum böylece. Hem haziranın sıcaklığıda iyidir.
Ayakkabı olsam ne olurdum?
Converse olurdum. Millet onları çok seviyor. Bir ben sevmiyorum zaten.
Kıyafet olsam ne olurdum?
Burada stickman‘e katılıyorum. Ne demiş;
Her türlü kadın iç çamaşırı olurdum
ama manken ölçülerinde iç çamaşır olayım ki sadece mankenler giyebilsin beni
![]()
Bende mim’i açık olarak devam ettiriyorum. İsteyen alsın yazsın.
Blog yazarlığım hakkında ufak bir anket[mim]
Beyn mimlemiş beni. Hemen cevaplıyorum soruları tabi cevaplayabilirsem.
1)Blog yazmaya ilk defa nasıl başladım?
Blogla yonlendir.com’da Blogcu reklamı sayesinde tanıştım. Hemen gittim bir blog açtım.Fakat Blogcuda o zamanlar bazı sorunlar vardı ve bende yeni bir servis arayışına girdim ve wordpress.com‘u buldum ve benim sahip olduğum ilk tam anlamıyla blog olan Nweblog’u açtım.
2)Blog yazılarımın konusu belli bir çizgide olması için çaba gösteriyor muyum? Yoksa içimden geldiği gibi mi yazıyorum?
Zaten yazacağım şeyler kategoriler sayesinde ayrılmış fakat Hayatımı yazsam roman olurdu kategorisinde karşınıza benimle ilgili ne çıkacağı belli olmaz.
3)Blog yazmak için gün içinde bazı şeylerden feragat ediyor muyum?
Genellikle hatta çoğunlukla zamanımdan feragat ediyorum. Daha doğrusu boş zamanımdan. Çünkü günlerim okulda ve dershanede geçtiği için boş vaktimde blogla ilgilenmeye çalışıyorum fakat yeteri kadar vakit ayıramadığım için Günümün Özetini yazmayı bıraktım mesela.
4)Blog yazmak benim için eğlenceli bir uğraşken şimdi artan bekleyiş yüzünden zorunlu bir hal almaya başladı mı?
Sanırsam kimse benden birşey beklemiyor. Tanıyanda pek yok galiba. Hem ben bu işi kendim için yapıyorum. Başkaları için yapsam para isterdim di mi? Gerçi kimse benim gibi bir kazamaya para vermez ama. ![]()
5)Blog yazmayı daha ne kadar sürdüreceğim?
Aslında bitirmeyi hiç düşünmüyorum. Hep internetin uzak köşesinde kendi kendine takılan bir blogcu olmak istiyorum. Bu yeter bana.
Geldik en zor kısma; pas kısmı. Blogcular arasında toplasan 3-4 kişi tanıyorum ama paslayacaz mecbur. Paslarımı Tunacan(yazacak mı bilmiyorum ama) ve Geldik‘e gönderiyorum.
Beni en iyi anlatan şiir[mim]
Beynden gelmiş bu mim. Mimin başladığı yere baktım ve dörtlük olarak yazabilme şansımızın olduğunu öğrendim. Fakat şiirle pek alakam olmadığı için Sagopanın sözünü yazacağım.RAP(Rhythmic American Poem)’te şiirden sayılır.
Ben bana kendim için lazımım,
Hatıram olsun sana şarkım,
Lapa lapa kar yağsın,
Manzaralarımı beyazlara boyayın.
Ben;
Bugün ölebirim,
Şu an ölebilirim,
Her an ölebilirim.
Evet tam olarak beni anlatır bu sözler. Yakınımda ki insanlar ne kadar ölüm meraklısı olduğumu bilirler.
Bende Damacanaya paslıyorum .
Masaüstünü Göster[Mim]
Bende Damacana‘ya paslıyorum.










Son Yorumlar