Ocak 2008 ayı içinde yazdıklarım
Kaçırılma Sahnesi
29 Ocak 2008 • 3 Yorum Kişisel
Dün akşam babaannemin evine doğru yürürken dört yol gibi bir yere gelmiştim. Yolun karşısına geçecektim fakat sol taraftan gri bir Megane geliyordu. Arabayı geçmesi için bekledim, araba geçtikten sonra da ben geçecektim. Fakat araba tam önümde acı bir frenle durdu. Arabadan 2 kişi birden bire indi. Birden kendimi filmlerde ki kaçırılma sahnesinde buldum. Aniden kulaklıklarımı çıkardım ve bastım deparı. Sonra adamlar benim gittiğim yönle alakasız bir yere doğru gittiler. Gerçekten çok korktum lan.
Şişe çevirmece ve Coca-Cola topları
26 Ocak 2008 • 2 Yorum Vakti Zamanında
Vakti zamanında şişe çevirmece oynardık biz. 5.sınıfın sonlarına doğru bizim sınıfta acayip popülerleşti bu oyun. Her tenefüs bunu oynardık. Zil çalar çalmaz herkes tahtanın önüne çökerdi biri şişeyi getirirdi ve oyun başlardı. İşte doğruluk mu cesaret mi sorular falan vardı. Doğruluk dersen kesin “Kimi seveyon ha?” sorusu yöneltilirdi insana. Cesaret dersen de “Git Sılayı 1362457567 kere öp.” benzeri emirler verilirdi. Böyle saçma şeylerin yapıldığı bir oyunu her tenefüs oynardık biz. Hatta baloda bile şişe çevirmece oynadık. Çocuğun teki “Onur Ecemi seviyoooo, Onur Ecemi seviyooo” diye bağırınca şişeyi attık ben o çocuğu çevirdim. Gerçi o zaman seviyordum ben Ecemi. Hala daha severim
İyi kızdır
5 sınıfın sonlarına doğru Coca-Cola topları vardı. Her kola aldığında 1 tane kupon verirlerdi o kuponlar 30 tane olunca da birşeye benzemeyen Coca-Cola topu alırdık. Bizim sınıf almıştı bir tane. Topu aldık sınıfa götürdük oynamaya başladık-niye sınıfta oynuyorsun be? Mis gibi bahçe varken dimi?-topun ayağıma gelmesiyle tepede ki floresan(florasan değilmiş) yere düştü ve tuz-buz. Neyse kimse ispiyonlamadı beni. Zaten ilkokulda felaket bir öğrenciydim ben. Sayısız dayağım bir kafa bir alın yaramam bir diş ve kol kırmam vardı.
Tabi floresanı kırınca topu aldılar. Topsuz kaldık. Bir hüzün çöktü.
Birgün yemeğe gidiyorduk ki bir baktık kantinde kimse yok kuponlarda orda bizi bekliyor ve sadece 1 tane top kalmış. Tolga diye bir çocuk vardı adam hemen gitti kaptı kuponları. 21 tane kupon çalmıştı 9 tanede üstüne ekledik ve topu almaya gittik. İlk top alınırken ben olmadığım için bu topu bana aldırdılar. Abi kıllandı tabi hemen “Geçen burda kuponlar çalınmış, siz 1 hafta önce almadınız mı top? Ne çabuk biriktirdiniz.” benzeri cümleler kurdu. Neyse aldık topu. Sonra o top bende kaldı. Ama o yazın 5. günü babam araba ile topun üstünden geçince topta mefta olmuştu.
Aklıma düştü geçenlerde yazayım dedim.
Neden blog yazıyorum? [mim]
Sheker mimlemiş beni. Soru basit “Neden blog yazıyorum?”
Yazıyorum çünkü benim blogum var diyebiliyorum, birine sinirlenince buraya yazıp sinirimi azaltıyorum(sinirlendiğimi yazmıyorum tabi ki daha ziyade sinirlediğim kişiye giydirme faslı oluyor
), insanların gelip yorum yapmaları hoşuma gidiyor.
Genel olarak seviyorum ben bloglamayı o yüzden yazıyorum.
Mimi paslamayacağım. Açık bırakıcam. Futbol dilinde anlatmak gerekirse defanstan şişirdim topu kime gelirse artık.
Bu arada Shekerin sineğine de gıcık oldum ekranı parçalayasım geliyor.
Grafik Tablet
26 Ocak 2008 • Refleks
Misalî âlemler #9
25 Ocak 2008 • 2 Yorum Uykuda gördüğüm misalî âlemler
Kısa bir rüyaydı. Sanırım babam beni uyandırdığında yataktan çıkmamak için kendimle savaşırken gördüm bu rüyayı.
- Bloggerda bir blog açıyordum. Fakat bu sefer ekranın içindeydim. Yani linklere falan elimle tıklıyordum. Babam bana Navbar’ı ne renk yaptığımı sordu bende kaldırdığımı söyledim o da benden kodu istedi. Cebimden birşey çıkarıp duvara(aslında ekran ben ekranda olunca duvar gibi geldi bana) attım ve kod ekranda açıldı.
Nası yine çok orjinal bir rüya değil mi?
Tatil?
25 Ocak 2008 • 2 Yorum Kişisel
25 Ocak 2008 uzun zamandır beklediğim bir gündü. Ama beklememem gerekiyormuş. Bu günden itibaren bol sorulu,bol tekrarlı bir ders çalışma programı beni bekliyor. Ülkede çoğu öğrenci 15 gün yatacakları bir tatile girdiler fakat ben bu tatilde hiç çalışmadığım kadar ders çalışacağım. Kavram dershanesine transfer olduğum için prim olarak oldukça fazla ödev verdiler. Teşfik primi verseler daha iyi olacaktı.
Gökçeyle sabah akşam ders çalışırım artık. Zaten onu bırak sabaha kadar ders çalışsın. Keşke bende öyle olsam.
Allahım ben neden tembelim ya?
Tabi tatil olurda karne olmaz mı? O da var. Felsefe dışında hepsi 5 çok şükür. 92,42 puan ortalamasına sahibim. Bu karne benim için çok önemli çünkü aileme bazı açılımlarda bulunacağım.
Geçen sene bütün derslerim 5 olmasına rağmen 91,96 ortalamam varmış. Demek ki bu sene sınavlardan aldığım puanlar daha fazla. Yeri gelmişken belirtmek istiyorum Felsefe kadar gereksiz ve anlaşılmaz bir ders görmedim hayatımda. Nefret ediyorum ya.
Yukarıda “çok çalışacağım, çok yorulacağım, çok böğhğhğ…” dedim fakat o kadar da kötü değil bu tatil. 4-7 Şubat arasında babamla birlikte Kartalkayada olacağız. E bu da bu ders programını çekilebilir yapan tek şey. Günde 5 saat ders allahım bayılazaaaam…
Bilgisayar?
18 Ocak 2008 • Refleks









Son Yorumlar